Sırtını söylenceler diyarı Kazdağı’na dayamış olan Güre, bir taraftan da Edremit Körfezi’nde Ege’nin masmavi sularına uzanmaktadır. Doğusunda Akçay, batısında ise Altınoluk’un yer aldığı Güre tanrılar tanrısı Zeus’un doğduğu topraklar olarak da bilinmektedir. Dünyada cannet var ise işte burasıdır diyebileceğimiz Güremiz, son yıllarda yapılan yatırımlarla termal ağırlıklı bir tatil merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Tamamıyla halka açık sahilleri, pırıl pırıl Ege’nin mavisiyle bütünleşen plajları, yürüyüş yolları, beach club, kafeterya, çay bahçesi, restoran, bar ve aqua parkları ile güneş ve deniz turizminden payını alan tatilciler, bir yandan da Güre’nin bakir kalabilmiş mimari ve doğal yapısını gezerek, dünya çapında kabul gören yüksek oksijen miktarına sahip Güre havasını soluyabilmekte, kampinglerinde doğal ve yapay piknik alanlarında piknik yapma imkanı bulabilmektedir. Dünyanın ilk güzellik yarışmasının yapıldığı İda’da yani Kazdağı Milli Parkı’nda dolaşarak, hem Kazdağı Göknarı ve bunun gibi onlarca endemik bitkiye ulaşabilir hem de bir zamanlar Paris’in, Helen’in, Afrodit’in yaşadığı topraklarda mitolojik geçmişe bir gezinti yapabilirsiniz. Deniz ve güneşin dışında Güre’nin ismini veren Astrya yani Ilıca ise gelenlere bol kükürtlü suyu ile şifa dağıtmaktadır. O tarihsel doku içerisinde her türlü sanatsal faaliyeti izleyebileceğimiz gibi, bir marka haline gelen Güre Belediyespor Bayan Basketçilerini de alkışlayabilirsiniz. Dünyanın en kaliteli zeytinyağının üretildiği zeytin ormanlarının yeşilliği içinde kaybolan evler, termal su ile ısıtılmakta olup çevreye ve doğaya da saygısını göstermektedir. Tarihsel ve doğal doku içinde sağlıklı bir yaşam sunan Güre’ye tüm insanları mutlu etmeye hazır olarak beklemekteyiz.